20 Nisan 2012 Cuma

TÜRK FUTBOLUNUN ŞİDDET SORUNU

                                     

       Şiddet,hiçbir zaman önerilemeyecek ve desteklenmeyecek bir unsurdur fakat Türkiye'de bu unsur kökten gelen bir gelenek halini aldı.Töre ve benzeri kisveler altında uygulanmaya devam edildi ve devam ediyor.Bu yazımda bu unsurun Türk futboluna yansımalarından bahsedeceğim.
      
        Futbol Türkiye'de çok sevilen ve hem sosyal hem ekonomik hemde psikolojik bir faaliyet olarak görülür.Bir futbol takımını sevmek,o takımla o şehir'i  özdeşleştirmek noktasına gelmiştir.Her maç öncesi arkadaşları ile buluşup maça giden insanlar aslında sadece futbol için değil,göremediği yada az görüştüğü dostlarıyla zaman geçirmek amacıyla stada giderler.

         Ben bunun farklı bir boyutunu daha söylemek istiyorum.Günlük yaşantısında ya bir işle meşguldür  yada öğrencidir bu taraftarlar.Günün yorgunluğu ve insanın yaşadığı o baskı ortamı psikolojik ağırlığı da yanında getirir.Bizim her zaman örnek gösterdiğimiz taraftarlar ya sosyal bakımdan üst kesimdir yada futbola fazla merakı olmayan insanlardır.Aslında futboldaki taraftar unsurunun tek yönlendiği taraf bir rahatlama arayışıdır.Bu baskı ortamı sonucunda rahatlama şansı bulamayan taraftar,hedef olarak stadyumları seçer ve futbolcu,hakem yada yönetim aleyhine sözlü veyahut fiziki bir şiddet kullanmaya başlar.

         Bu insanların çoğu dediğim gibi ya işçi sınıfı yada zor şartlarda çalışan insanlardır.Verdiği paranın karşılığı olarak rahatlamayı sağlayamadığı an sinirlenir ve ruhen dağılmaya başlar.Peki ben neden böyle bir yazı yazdım...Çünkü son Beşiktaş maçıyla birlikte gördüm ki bu sorun Türkiye'nin her yerinde ve giderek tehlikeli yerlere doğru gidiyor.Son maçtaki tepkinin hakeme olduğunu sanmıyorum.Ondan önceki sebep zaten zor durumda görülen şansının yanında prestij için çıktığı maçta takımının mağlup durumda olmasına rağmen reaksiyon gösterememesinden kaynaklıydı.Bu sorunun çaresini toplumsal olarak bulmalıyız yoksa durumumuz kötü oluyor.

         Eğer başta futbol federasyonu ve kulüpler bu büyüyen sorunu,tırnak içinde "Bombayı" çözüme kavuşturamazsa ve adalet duygusu kaybolmaya devam ederse daha vahim sonuçlar görmek hiç de zor gözükmüyor.Adalet duygusu ve sosyal psikolojiyi rahatlatacak önlemler almak son derece mühimdir.

SAYGILARIMLA ... 

          

17 Nisan 2012 Salı

SÜPER FİNAL 1. HAFTA

     Merakla beklenen Süper Final'de ilk maçlar tamamlandı. Genel anlamda beklenen skorlar ve beklenen bir atmosfer görüldü. İ.B.B.-Eskişehir maçı denk güçlerin mücadelesi oldu ve 1-1 beraberlikle sonuçlandı. Türkiye Kupası Çeyrek Finalinde Bursaspor'a farklı mağlub olan Sivas; hırslanarak maça asılacağı belliydi ve bana göre Ertuğrul Hoca'nın yanlış kadro seçimi ile evsahibi ekip kupada elenmenin futbol kuralları içinde "intikamını" aldı.

     Süper Final Avrupa Grubu'ndaki gelecek hafta maçlarında heyecanın daha da artacağını tahmin ediyorum. Özellikle Bursa-Eskişehir-Sivas arasındaki maçlar "şehir taraftarlığı" faktörü ile daha da renkleneceğini düşünüyorum.

     Süper Final Şampiyonluk Grubu'nda ise Fenerbahçe, Trabzon'u çekişmeli bir 90 dakika sonunda yenmeyi başardı. Şampiyonluk yolunda pes etmediğini herkese gösterdi Sarı Kanaryalar.. Maç başında yaptıkları tribün şov ile rakibi baskı altına almaya çalışarak, kendi oyuncularını da ateşlemiş oldular. Taraftarın bu galibiyetteki payı çok büyük.

     Birkaç saat önce oynanan Beşiktaş-Galatasaray maçı ise futbol açısından pek göz doldurucu olmadı. Beşiktaş'lı futbolcuların formsuzluğu, yetersizliği Galatasaray'ı daha da rahatlattı. Hakem hatalarını da görmezden gelemeyiz tabiki. Ben şahsen Hüseyin Göçek'in bir maçını tribünden çıplak gözle izledim ve bircok anlamsız kararlarına şahit oldum. Taraflı tarafsız her futbolseverin objektif olarak gördüğü bir durum var; bu hakem gerçekten ama gerçekten çok hata yapıyor. Derbilerde olsun, Anadolu takımlarının maçlarında olsun yaptığı hatalar yüzünden taraftarlardan büyük tepkiler alıyor. Bence bu hakeme alt liglerde görev verilmeli, bu performansı ile Süper Ligde maç yönetmeyi haketmiyor.

     Son olarak İnönü'de çıkan olaylara değinmek istiyorum. Beşiktaş'lı futbolcuların formsuzluğu taraftarı çileden çıkardı ve üstüne kötü skor ve üstüne hakemin kararları. Ama ne olursa olsun o stadda bu kadar güvenlik zaafiyeti olmamalı. Ben şimdi çok merak ediyorum Beşiktaş Kulübüne ne tür bir ceza yaptırımı uygulanacak..

14 Nisan 2012 Cumartesi

SÜPER FİNAL

Nihayet lig bitti ve çok konuşulan play-off maçları geldi çattı. Federasyonumuz birde play-off gruplarına şaşaâlı iki isim buldu. Süper Final Şampiyonluk Grubu ve Süper Final Avrupa Ligi Grubu..

Sezon başından beri çok konuşuldu yeni sistem. "iyi fikir" diyenler de oldu, "gereksiz" görenlerde; öyle yada böyle play-off maçlarını izlemeye hazırlanacağımız şu günlerde Türk Futboluna ayrı bi heyecan kattığı tartışılmaz. Bir yandan da futbolseverler için bulunmaz bir nimet gibi oldu. Şampiyonluk grubunda 6 hafta boyunca sürekli derbi maç izleyeceğiz ve Avrupa Ligi grubundaki Anadolu takımlarımızın muhteşem mücadelesine sahne olacağız ki: ben şahsım adına Avrupa Ligi grubunda daha çekişmeli daha keyifli maçlar izleyeceğimizi tahmin ediyorum.

En büyük temennim şu 6 haftanın kazasız belasız geçmesi. Hepimiz hatırlarız geçmiş yıllardaki derbi maçlarda çıkan olayları, hakem hataları sebebiyle puan kaybeden tarafın "veryansınlarını".. İşte şimdi önümüzde bu tip olayların her an cereyan edebileceği 6 hafta var.. Spor Toto Kupası var bir de ,alt sıralardaki takımları hazırlık maçları havasında antrenmanlı tutmak için. Sanırım bu sezon uygulanacak play-off statüsü problemsiz bir şekilde atlatılırsa önümüzdeki sezonlarda uygulanacak. Ve bu işten yayıncı kuruluşun da kârlı çıkacağını hatırlatırım.

Ziraat Türkiye Kupası'nda ise yarı final heyecanı yaşanacak. Yarı-finalistler Fenerbahçe,Karabük,Eskişehir ve Bursa. Karabük haricindeki bu takımlar aynı zamanda play-off maçları da oynayacaklar. Henüz bu takımlar için lig bitmiş değil, aksine daha tempolu daha kritik maçlar oynayacaklar. Fenerbahçe bu sezon kupa hasretine son verebilecek mi ? Yeşil Timsahlar kupayı kaldırarak Avrupa'ya en kestirme yolda gidebilecek mi ? Hak edenin kazanacağı bir yarış olsun ve seyir zevki versin biz futbolseverlere bütün istediğimiz bu..

12 Mart 2012 Pazartesi

30. HAFTADA LİGİMİZ

     Ligde 30 haftayı geride bıraktığımızda puan sıralamasındaki takımlarımızı hemen 3 gruba ayırabiliyoruz. Zirveye oynayan ekipler özellikle Galatasaray ve Fenerbahçe takipçileri ile aralarındaki puan farkını açmayı başarmış durumdalar. Ligde 3. sıradaki Beşiktaş ile 9. sıradaki İstanbul B.B. arasında 7 puan fark bulunuyor. Geriye kalan 4 maçlık süreçte Galatasaray ve Fenerbahçe dışındaki takımların ligdeki sıralamaları sürekli değişken bir hal alabilir.

     Şampiyonluk play-off'unun yanısıra Avrupa Ligi play-off maçları daha hoş olacak benim kanaatimce. Eskişehir, Gençlerbirliği, Bursa, Sivas ve İstanbul B.B şu an Avrupa Play-offu potasında ve bu takımlar arasındaki maçlar üst düzey rekabet çerçevesinde oynanacak. 

     Gelelim ligin dibine... Üzülerek söylüyorum ki malesef Ankaragücü önümüzdeki sezon BankAsya liginde boy gösterecek. Son haftaların formsuz takımı Manisa son maçta Mersin'i yenerek umudunu önümüzdeki haftalara taşısada hala düşme potasında. Antalyaspor, Necati Ateş'in takımdan ayrılmasından sonra gol yollarında sıkıntı yaşıyor ve son 3 haftadır puan yüzü göremedi. 31.haftada Eskişehir'i konuk edecekler ve alacakları 3 puan onları büyük oranda rahatlatacaktır. Samsunspor geçen hafta Antalyasporu deplasmanda yenerek ligde kalma umutlarını sürdürmüştü fakat bu hafta Gaziantep ile kendi sahasında golsüz berabere kalarak işi yine zora soktu.

Son olarak gol krallığında Burak Yılmaz 30 gol ile krallık tacını şimdiden taktı diyebiliriz.

12 Şubat 2012 Pazar

BU SEZON ÖNE ÇIKAN GENÇ YETENEKLER

Bu sezon ligimizde bir çok genç futbolcu gösterdiği performans ile dikkatleri üzerine çekmeyi başardı. Özellikle yerli genç futbolcularımız Milli takımımızın geleceği için biz futbolseverlere umut oldular. Bu sezon göze batan genç yetenekleri inceleyelim.


SERDAR AZİZ: Bursaspor'un altyapısından çıkan Serdar hem stoper mevkiide hemde defansın sağında oynayabiliyor. Güçlü fiziği, cesur hareketleri ve yerinde müdahaleleri ile takımının en önemli savunma oyuncusu olmuş durumda. Ayrıca defansın sağında görev aldığı zaman o kanadı etkili kullanabilen bir futbolcu. Genç Milli takımlarda 59 maçta forma giyen Serdar Aziz 1990 doğumlu.

ALPER POTUK: Bu yıl ara transfer dönemide en çok adı duyulan Alper Potuk Eskişehirspor'un Türk Futboluna kazandırdığı önemli bir yetenek. Ortasahanın ortasında görev alan futbolcu bu sezonki yüksek performansı ile dikkat çekiyor. Genç Milli takımlarda 14 kez forma giyen Alper Potuk 1991 doğumlu.

EMRE ÇOLAK: Galatasaray'ın altyapısından yükselerek bu sezonki başarılı futboluyla dikkat çeken bir futbolcu. 13 yaşında Galatasaray'a transfer olan Emre ortasahada oyun kurucu olarak görev yapıyor. Arda Turan gibi geleceğin yıldızı olarak görülüyor ve kulüp ondan çok şey bekliyor. Henüz 20 yaşında olmasına rağmen 81 kez Genç Milli takımlara davet edilmiş gelecek vaad eden bir yetenek.

SONER AYDOĞDU:Gençlerbirliği altyapısında futbola başlamıştır. Defansif ortasaha olarak görev yapmakta. Yükses performansı ile birçok kulübün dikkatini çekmeyi başarmıştır. 1991 doğumlu Soner 61 kez Genç Milli takımlarda forma giymiştir.